Magazin, Magazin Haberleri, Magazinevin.com

Site Rengi

Sağlıklı beyin için 8 altın kaide

18.02.2021
194
Sağlıklı beyin için 8 altın kaide

Sağlıklı bir beyin için anne karnında başlayan süreç ömür boyu devam ediyor. Tüketilen besinlerden, uyku düzenine, gün içindeki etkinliklerden, spora hatta doğru bir gülümsemeye değin çoğu nokta beyin sağlığı için ağırlık taşıyor. Memorial Şişli Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Elmacı, beyin sağlığının korunması için uyarı edilmesi gerekenler hakkında data verdi.

1 – Beyin gelişimi ve sağlığını destekleyen gıdaları tüketin

Beyin gelişimi anne karnında başladığı için anne adaylarının özellikle folik asit içeriği yüksek olacak şekilde uyumlu beslenmesi tartı taşımaktadır. Alzheimer ve bunama riskine karşısında yetişkinlerde de uyarı edilmesi gereken folik asit desteği için fasulye, bezelye, ıspanak, şalgam, limon ve portakal gibi gıdalar tüketilmelidir.

Muz ve kuru baklagiller: B vitamini taşıyan muz, kuru baklagiller, et, balık, yağsız süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesi önemlidir. Düşünce ve zeka gelişimi bakımından B vitamini önemli bir yer tutmaktadır. bununla beraber B vitamini yeni hücreler üretilmesine ve var olan hücrelerin yapısının korunmasına yardımcı olmaktadır.

Balık: Beyin fonksiyonlarının daha akıcı çalışması, hafızayı güçlendirerek daha çabuk düşünebilmek için omega 3 bakımından zengin balık açıklanmış aralıklarla mutlaka tüketilmelidir.


Kaju ve yer fıstığı: Beyinde yaşlanmayla birlikte ortaya meydana çıkan gerilemeyi yavaşlatmak için; E vitamini bakımından varlıklı ceviz, fındık, kaju, yer fıstığı, ay çekirdeği, susam, keten tohumu tüketilmelidir.

Üzüm ve çilek: Dopamin salgılanmasını sağlayan üzüm problem çözme yeteneğini artırırken, yüksek oranda antioksidan taşıyan çilek, yaban mersini gibi meyveler ile domates, havuç gibi sebzeler belleği geliştirerek beyni korumaktadır.

2 -Türk kahvesinden vazgeçmeyin

Kültürümüzde önemli bir yeri olan Türk kahvesi, beynin çalışmasını motive eden uyarıcıların en önemlilerindendir. Kahvenin içinde yer alan ve beyinde uyarıcı tahsis yapan kafeinin yorgunluğu azaltıcı etkisinin yanına konsantrasyon ve uyanıklığı yükselten özelliği de bulunmaktadır. Ara öğün gibi değerlendirilen Türk kahvesi yapılış, sunuş ve tüketimi bakımından fabrikasyon olarak nitelendirilen diğer kahvelerden farklılıklar içermektedir. Bir ritüel eşliğinde tüketilen Türk kahvesi, yarattığı maddesel etkilerinin yanı sıra gün içinde hoş bir ara verme verilmesine ihtimal sağlayarak beynin dinlenmiş vaziyette yeniden motive olması konusunda da etki göstermektedir.

3 – Hayatınızda özel anları artırın

Türk kahvesinin tüketiminde olduğu gibi kişinin hayatında özel anlara süre ayırması, vücudun çoğu hormon salgılamasına zemin hazırlamaktadır. Dinlenen müzik, sevilen bir arkadaşla zaman geçirilmesi, spor hatta zevkle tüketilen bir yemek yemek bile mutluluk sağlayan birçok hormonun salgılanmasını harekete geçiriyor. Beyin sağlığı için epeyce önemli olan bu hormonlar insanın duygu sistemini denetçi ve us için yaşamsal öneme sahip olan limbik sistemi uyararak harekete geçirmektedir.

4 – Beyninize 4 mevsimi yaşatın

Gelişen teknoloji ile birlikte bilhassa büyük şehirlerde büyük bir elektro manyetik çöplük oluşmaktadır. Algılamayı etkileyen elektromanyetik bölge uyaran kirliliğine niçin olarak beyinde fazla yüklenmeye yol açmaktadır. Odaklanma problemi, uyarı dağınıklığı, hafıza kaybı gibi birçok soruna niçin olan elektromanyetik alanlar beynin dinlenmesine ve kendini yenilemesine izin vermemektedir. Beynin kendisini azami yenilediği süre dilimi olan uyku anında elektro manyetik etki yapabilecek cep telefonu, televizyon gibi ürünlerin kişinin yakınında olmaması gerekmektedir. Nitelikli bir uyku ile bir ilkbahar havasında güne başlayan beynin mevsimlere benzetilirse gün içinde 4 mevsimi de yaşaması gerekmektedir.

5 – Uyku düzeniniz tarlakuşu gibi olsun

Beynin gün içinde 4 mevsimi yaşamasının yanına gece ve gündüzü de biyoritme yerinde saatlerde gerçekleştirmesi önemlidir. Tarlakuşu örneğinde olduğu gibi birey gibi erken yatıp güne erken başlandığı vakit vücudun salgıladığı siteroit, melatonin gibi hormonlardan en üst seviyede faydalanmaktadır. Erken kalkıp yerinde besinlerle yapılan kahvaltının peşinde salgılanan hormonlar sayesinde beyin, enerjik, algısı yüksek ne ekilirse verim alınacak bir toprak gibi güne başlamaktadır. Doldur boşalt ritmiyle hareket eden beynin en iyi temizlendiği ve kendini yenilediği uyku saatlerini nitelikli ayla getirmek hayati ağırlık taşımaktadır.

6 – Beyninizin yükünü kahkaha ile hafifletin

Dilimize yerleşen “Bir kahkaha bir kalem pirzola” deyimi gerçekten gerçeği yansıtmaktadır. İçten bir kahkaha beyne oksijen gitmesini kolaylaştırırken tansiyonu dengede tutulmasına ve hormonların düzenlenmesine zemin hazırlamaktadır. Gülme sırasında, beyindeki alt kranial sinirler koordineline olarak çalışarak, endorfin salgısının yükselmesine ve fazla uyarıcıların devreye girmesine olanak sağlamaktadır. Omurga sağlığında olduğu gibi 45 dakika çalışıp 15 dakika dinlenme esasına beyin sağlığı için de uyulması gerekmektedir. Gün içinde gülmek, bir arkadaşla sohbet etmek veya kahve gibi ritüellerle beyindeki yükü azaltarak es verdirilmesi gerekmektedir.

7- Tek başınıza bulmaca çözmenin yanı sıra sosyal aktivitelere önem verin

Bulmaca çözmenin beyin sağlığı ve fikir için kayda değer olduğu bilinmektedir. Ancak gün içinde gerçekleştirilen sosyal aktiviteler hafızaya bulmaca çözmekten fazla daha iyi gelmektedir. Kişinin tek başına oturup saatlerce bulmaca çözmesi yerine bir bulmaca çözdükten sonra sokağa çıkarak sosyal ortama girmesi, arkadaşlarıyla süre geçirmesi ya da aile ziyaretlerine gitmesi beyin sağlığı bakımından önemlidir.

8 – Beyninizi sporla güçlendirin

Yürek damar, şeker hastalığı, tansiyon gibi hastalıkların teftiş aşağı tutulmasında kayda değer rol oynayan ahenkli egzersiz ve spor, beyinde de olumlu etkiler yaratmaktadır. Mutluluk hormonu olarak aşina endorfin hormonunun salgılanmasını artıran spor, insani ilişkilerde daha yapıcı hareket etmeyi sağlarken mutluluk eşiğinin yükselmesine zemin hazırlamaktadır. Demans, Alzheimer, Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklardan kaçınmak için düzenli egzersizin hayatın bir parçası haline getirilmelidir. uygun bir şekilde tamamlanan bir sportif aktivitenin zemininde her işin altından kalkan şekilde işlenmiş bir zihinsel aktivitenin bulunduğu unutulmamalıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.