Magazin, Magazin Haberleri, Magazinevin.com

Site Rengi

”Türk tesettür stili müslüman dünyada popüler”

17.02.2021
226
”Türk tesettür stili müslüman dünyada popüler”

Bu dergi nasıl kuruldu? Hafıza kimden çıktı?

Âlâ 2011 Nisan ayından önce ki 3 aylık bir yapılabilirlik sonrasında Haziran ayında raflarda fakat yerini aldı. Sektörde muhafazakar kadın tüketiciyle, muhafazakar hanımefendilere karşın ürün ve hizmet üreten firmaların buluştuğu bir platform yoktu. Akıl ayrıcalık sahibi Mehmet Volkan Atay ve Burak Birer’den çıktı. Ala dünyanın; birincil ve tek muhafazakar yaşamış hanımefendilere yönelik kadın dergisidir. Moda ağırlıklı olan içeriğimizde bununla birlikte hayat, sosyal hayat, sıhhat vb. gibi konulara da yer veriyoruz.

Peki neden derginin kimliği tesettür modası olarak lanse edildi?

Dergimizin kimliği hiçbir süre Tesettür Modası olarak lanse edilmedi. İlk süreçte Âlâ; Güzel Hayat Dergisi olarak yayın hayatına başladı ve lansmanını bu şekilde yaptı. Daha sonra “Hanımefendilerin Dergisi” sloganı ile devam ettik. Tesettür Modasına gelince; tarihte her şeyin modadan ve güncel hayattan etkilendiğini düşünecek olursak; eski Camiilerin mimarileri nasıl günümüz mimari anlayışıyla değiştiyse, modern mimariyle camiiler yapıldıysa ve camiilerin mimari modası diye bir şey laf konusu olmadıysa, tesettürün de modası olmaz. Nasıl fakat giyim-kuşam, her yılın trendlerine ve renklerine kadar modadan etkileniyorsa; benzer şekilde günümüz modası ve trendleri ekseninde tesettürün de modadan etkilenmesi çok bayağı.

Bu dergiler yayınlama hayatına başladıktan daha sonra birçok İslami yazardan tepkiler aldı. Örneğin İhsan Eliaçık “Yapılan kapitalizme abdest aldırmaktır, Tesettür örtünmek yok, hicap yani sır olarak saklamak anlamına gelir” dedi. Siz bu eleştirilere ne yanıt veriyorsunuz? Moda ve Tesettür kelimelerini tabi yanlamasına kullanmayarak bunlara katılıyor musunuz? Cevabınız nedir?

Biz dergimizde her türlü kombinlerini sunuyoruz ama hiçbir zaman tesettür budur demiyoruz. Sunduğumuz giyim seçenekleri için asla İslam’a uygun olan budur, tesettür budur da demiyoruz. Tesettürün kuralları Kur’an-ı Kerim’de ve Peygamberimizin Hadis-i Şeriflerinde çizilmiştir. Biz burada dünya ve Türkiye markalarının kıyafetlerini tesettüre nasıl uyarlayabilirizin yanıtı vermeye çalışıyoruz. (bu arada dergi sayfalarından gizli pantolon ve uzun tunik giymiş bir tesettürlü kombin gösteriyor) Bir bayan isterse üzerine feracesini veya mantosunu alır bu şekilde kullanır isterse de iç mekanda bir davette kullanır. Biz hiçbir süre tesettür böyle olmalıdır gibi bir söylemde bulunmadık. Lakin maalesef ama, bir takım çevrelerde bu şekilde algılandı. Tesettürlü kadınlar da şık ve kibar edinmek istiyor, kadınsal bir içgüdü bu. Eleştirile gelince, her yapılan hoş iş bir şekilde konuşulur ve eleştirileri üstüne toplar. Âlâ Dergi de, muhafazakar kadınlara hitap eden ilk dergi, bu yüzden eleştirileri adi karşılıyoruz.

O vakit benim anladığım siz kadınlara bir yönlendirme yapmıyorsunuz, ne şekilde kullanacağı kişinin kendi din anlayışına bağlıdır diyorsunuz?

Evet, tıpkı bu şekilde biz okurlarımıza hiçbir vakit, tesettür konusunda yönlendirme yapmadık. Örneğin; etek ve kol boylarının uzunluğu ayrıntılarıyla kişinin kendi tercihidir, biz buna karışamayız. Dergimizde ara sıra muhafazakar yaşamış ama başını örtmeyi tercih etmeyen kadınlar için de kombinler hazırlıyoruz.

Siz bunun sorumluluğunu almıyorsunuz yani?

Şüphesiz, bu sorumluğu kimse alamaz ancak zaten. Kur’an-ı Kerimde tesettürün sınırları zaten belirlenmiştir. Öyle değil mi? Bununla ilgili yorum yerine getirmek, tesettür böyle olmalıdır çağırmak bize veya hiç kimseye düşmez. Daha önce de dediğim gibi biz kombinlerimizi moda ve trendler ekseninde paylaşırız, isteyen bu şekilde sokağa çıkar, isteyen üstüne çarşafını, pardösüsünü alır çıkar. Keza tesettürü bütün anlamıyla taşıyamamış bir bayanı da hor görmemek gerekiyor. Olur Ya daha yolun başındadır olur ya ilerde daha iyi bir şekilde örtünmeye başlayacaktır. Hiçbir insanı yalnızca ve yalnızca kıyafetiyle değerlendiremez, bu kişinin takvası yetkisiz gibi bir söylemde bulunamayız. Ama maalesef evet biz bu eleştirileri çoğunlukla alıyoruz. Bunlar bizi yıldırmıyor.

Kendimce siz tesettürü popüler ülkü getirdiniz. Popülerlik iyi bir şeydir, albenisi vardır, lokomotif görevi görür toplumu yönlendirir ve şekillendirir. Aldığınız eleştiriler bundan kaynaklı da olabilir mi? Tesettürün popüler ülkü gelmesinden rahatsızlık duyuyor olabilirler mi?

Kesinlikle olabilir. Tesettürlü kadının cemiyet hayatında, sosyal hayatta, iş hayatında var olmasından hastalık duyanlar olabilir. Ne eyvah ancak kadının evinde oturmasını isteyenler hala var.

Geçenlerde şöyle bir haber okudum Malezya hükümetinin kendi ülkelerinin tesettür modasında öncü ülke olma konusunda özel çalışmaları oluyormuş. Siz AKP hükümetinden böyle bir çaba içinde olmalarını ister misiniz?
Bugün dünyada Arap Baharı yaşanıyorsa ve içinden geçtiğimiz bu süreçte Türkiye, bölgede rol model alınan, imrenilen bir ülke konumuna yükseliyorsa bunda hiç kuşkusuz, Adalet ve Kalkınma Parti’sinin iktidarda geçirdiği süre içerisindeki başarılarının sonucudur. Bölgede rol modeli olalım diye yola çıkılmamasına karşın dürüst politikalar sonucu kendiliğinden elde edilen bir başarı tablosu gözlemliyoruz. Dünyada fakat Müslüman kadınlar da; özel bir uğraş sarf edilmemesine karşın, ülkemizdeki örtünen kadınların stilini beğeniyle takip ediyor ve etkileniyorlar…

Ya Arap kadınlarının ilgisi?

Müslüman ülkeler aralarında dergimiz ilgi ile takip ediliyor. Çok hoş geri dönüşler alıyoruz. Dubai, Suudi Arabistan ve öteki ülkelerden oldukça ilgi var. Türk kadının tesettür tarzı Müslüman ülkeler arasında popüler. Bizim tarzımızı modern ve şık buluyorlar.

Türk ekonomisine katkı maddesi sağladığınızı düşünüyor musunuz?

Şöyle fakat; bundan iki yıl öncesinde fakat muhafazakar pazara imal yapan endüstri gelenekselci çizgide pardösü ağırlıklı, sığ koleksiyonlarla tüketicinin beklentilerine yeterince cevap veremiyorlardı. Âlâ’dan daha sonra tabiri caizse sektör kendine çeki uyum verdi. Bu reaksiyonun doğal sonucu olarak, tekstil harcamalarında dengeler lehimize çevrilerek yüzde yüz yerli sermayenin cirolarının yükselmesinde, sanırım hatırı sayılır payımız var.

Fashion Week İstanbul etkinliklerine davet edildiniz. Neler yaşadınız orda? Tesettürlü bir moda dergisi yayın yönetmeni alaka gördünüz mü?

Moda haftalarına dergimiz daha önceleri de katıldı, gerek yurt içi lüzum yurt dışı defilelere, moda haftalarına Âlâ her zaman eğlence edilmiştir. Geçen sene de yer aldığımız Fashion Week moda haftasında, ayrıca çok güzel karşılandık hem de ilgi gördük. Moda haftasında muhafazakar yaşamış ve tesettürlü kadınların davetliler aralarında yer alması çok sevindirici. Ama insanları başı örtülü veya örtüsüz diye bir fark yapmadığımızdan orada neler yaşadığımız ile ilgili bir şey söylemem imkansız. Fashion Week Moda Haftası’nda biz de cümbür cemaat gibi defileleri izledik ve notlarımızı aldık yeni sezon için. Burdan ufak bir sürprizin de ipuçlarını tahsis etmek istiyorum, Fashion Week’ in ilerleyen dönemlerinde hoş bir gelişme bizi bekliyor olacak.

Daha önce Chanel’in Dubai’de tesettürlülere özel bir kreasyonu oldu. Türk modacıların böyle bir çalışması olabilir mi ilerde Mesela bir Yıldırım Mayruk tesettürlülere özel bir kreasyon hazırlayabilir mi?

Bunun örnekleri daha önce ülkemizde görüldü, ünlü modacılar tesettüre uygun tasarımlar yaptılar. Dünyada çıplaklığın yerini, yavaş yavaş daha kapalı kreasyonlara bıraktığını moda haftalarında gözlemlemek olası. Hal böyle olunca ülkemizde modacıların tesettüre ve muhafazakar tasarımlara yönelmesi çok sıradan. İlerleyen günlerde tesettür defilelerinin arttığını gözlemleyeceğiz. Geçmiş yıllarda Yıldırım Mayruk defilesinde tesettürlü, kapalı tasarımlara yer verdi.

Son olarak tesettür modası konusunda birkaç tüyo alalım sizden. Neler in neler out?

Bu sorumuzu derginin moda editörü Gülsüm Hanıma sorduk. Gülsüm bayan cevap vermeden, hep birlikte sekronize olarak desenli başörtüler out olsun dedik ve fazla güldük.

sırası gelmişken Zeynep bayan sözü alıyor.

Modacılardan aldığım yorumlarda bu yönde. Uğurkan Erez’de Fashion Week etkinliklerinde karşılaştığımız da düz yani, tek renk başörtüsü tercih etmemiz gerektiğini, “Örtünüz düzse tamamdır” söyleyerek tesettürle ilgili yorumunu aktardı.

Acilen moda editörümüz Gülsüm Bayan cevaplasın neler in neler out

Siyah ve beyazın karışımıyla grafiklerin oluştuğu bir tarz var. Monogrom stil. Bu senenin en beğendiğim trendi bu. Onun açık havada yeşil ve mercan rengi var bu sene. Gece için gold çantaları da oldukça sık göreceğiz.

Bu önerileriniz tesettürlü hanımlar için değil mi?

Evet evet, hanımlarımız özellikle şu hatayı yapıyor. Neon bir tutam seçim edip altına yine fazla canlı bir renkte bir başka şey tercih ediyor. Bu fazla yanlış. Bunu yapmasınlar. Koyu renk bir kıyafet giydiklerinde üstüne daha soft bir başörtüsü taksınlar, başörtüsü neon bir renkteyse altına daha soft bir giysi giysinler. Desenli bir başörtüsü sakın kullanmasınlar. Çok demode ve göz yoruyor.

yenikadin.com

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.